aramak istediğiniz resim veya kelimeyi yazınız...

Kent Diyalogları

  • Kent Diyalogları

    İnsanoğlunun yaşam serüveni içinde kentler inşa etmeye başlaması, ‘uygarlık’ dediğimiz alanın, en önemli kilometre taşıdır.
    Bir başka deyişle kent inşa etmek; insan diyaloglarının ve aidiyet duygusunun sonucudur.
    Diyalog varsa bir arada yaşama kültürü, diyalog yoksa, sadece yan yana yaşama vardır... Birbirine dokunmadan, birbirinin nefesini hissetmeden yaşamak...
    Antik dönem insanının, hayata dair düşünceleri, ‘diyalog’ların sonuçlarıdır.
    Kentler diyalog üzerine tasarlanmış ve ona göre inşa edilmişlerdir.
    Meydanlar, agoralar, sokaklar, tiyatrolar, çarşılar, çınar altları, kahvehaneler, park ve bahçeler... Hep diyalogların çoğalabilmesi yönünde şekillendirilmiştir...
    Dil burada gelişmiş, dil geliştikçe, dili kullananların düşünce dağarı zenginleşmiştir.
    Kentin müziği, kentin sözcüklerinin derinliği ile orantılıdır.
    Kentin sözcüklerinin müzikalitesi o kentin katmanlılığıdır.
    Yaşadığımız kentler bu anlamda; her biri çok sesli bestelerdir.
    Her sokağın, her meydanın, her arka bahçenin bestesi, kendi içinde katmanlı, diğer sokaklar ile yan yanadır.
    Sözcükler, sesler, müzikalite...
    Bütün bunları kent biriktirir...  
    Kentin biriktirdikleri ‘dil’de hayat bulur; ‘kent diyalogları’ buradan doğar...
    Her kent, kendi diyaloglarının kodlarını kendi üretir. Kentleri kendine özgü kılan da budur.
    Bugün kentlere aidiyet zayıflıyor, zayıflatılıyor.
    Buna bağlı olarak  diyalogları aynılaşıyor,
    Kültür aynılaşıyor,
    Mimari aynılaşıyor,
    Renkler aynılaşıyor...
    Kısacası insan aynılaşıyor ve kayboluyor...
    Fotoğraf; kaybolan, kaybedilmeye çalışılan her şeyi, hayata bağlar, korumaya alır ve hatta yeniden hayat verir.
    Yeni kent zamanları; nüfusun alabildiğine arttığı, buna karşın aidiyetin azaldığı zamanlar.
    Kentler uzayın kara deliklerine dönüşüyor. Yanına, yakınına gelen her şeyi yutuyor ve bir bilinmeze dönüştürüyor...
    Kentler yaşamalı, yaşatılmalı.
    Kentlerin, yaşaması, yaşatılabilmesi için, bugün  ‘kentli olduğunu hisseden’ herkesin;  ‘Ben kente aitim, kent bana ait’ demesi gerekiyor.
    Bu sahip çıkma, ‘kentli’ olmanın da ilk koşulu.

    Kent, Kentli, Kentlilik, Kent Aidiyeti Diyalogları, Kent Aidiyeti, Kent Aşıkları, Kent Ayrılıkları, Kent Bilinci, Kent Bilinçliliği Diyalogları, Kent Birliktelikleri Kent Dayanışmaları, Kent Diyalogları, Kent Hoşgörüsü, Kent İletişim, Kent İşbirlikleri, Kent İşleri, Kent Kültürü, Kent Saygı, Kent Severlik. Kent Sporseverliği, Kent Takımdaşlığı, Kent Tutkuları, Kente Dokunuşlar, Kentli Ayrılıklar, Kentli Dayanışmalar, Kentli Diyalogları, Kentli Dokunuşlar, Kentli Hoşgörüsü, Kentli İletişim, Kentli İşler, Kentli Yaşam, Kentlilik Bilinci, Kentlilik Diyalogları.